27 Nisan 2009 Pazartesi

14 kala,bişiler iyi gider mi acaba?

Yazılarımı okudumda mutsuzum,hüzünlüyüm hep ben...
Belkide çoğu kez yazamamam bundan kaynaklanıyordur.Blogları hergün okumama rağmen kendim ile ilgili anlatacak,tutacak bir dal bulup yazmam çok zor oluyor.
Babam ile ayrılalı,görmeyeli 2,5 ay oldu.Her akşam eve (annem ile oturduğumuz)giderken 4 yol ağzından sağa dönerek giden yolda babama,eski evimize bakıyorum.Hayatına devam ediyor iyi veya kötü,alışmış yada alışmamış olarak...Yılların yorgunluğunu yeniden alarak üzerime,eve doğru araba ile görünmemeye çalışarak gidiyorum,hızlı hareketler ile... Bazı zaman evde oluyor odasının ışığı yanıyor bazı zaman evde olmuyor.Evde olmadığında yüreğime bir anda ağırlık çöküyor acaba bişey mi oldu diye?Sonra savurmaya çalışıyorum kara bulutları arkadaşları iledir,gelir birazdan diyerek...
Ayrılalı 2,5 ay oldu ama ruhevi ayrılık uzun zaman önce idi.
Benim annem ve babam kendimi nerede ise bildim bileli hiç anlaşamadılar,başlangıç onlar için nasıl olmuşsa sonuda hep aynı olmuş,çetrefilli,sorunllu başlangıç, çetrefilli,sorunlu bir hayat...Benim olmasada, İskenderundan gelme sebepleri buydu aslında yeni başlangıç yapabilmek...Olmadı...
Son damla babamın Veli ve ailesinin bize tanışmaya geldiği zaman tanımadan yorumlar yapması ve benim fikirlerime saygı duymaması ile oldu.Benim dediğim doğru,benim gördüğüm demesi,gidebilirsin sana karışmam,ben yokum demesi ile daha çok yoruldum bende....
18 şubat günü toplanarak sadece kendi eşyalarımızı annem ile gizli aldığımız 1+1 imize geçtik.Geçtik ve 1,5 hafta sonra nişan yaptık ama o stresi bana,bize sorun.
Düşünüyorum da benim her mutluluğumda bir mutsuzluk oldu...
Hep eksik kalan bişeyler...
Mezun olduğumda mezuniyete,kep törenine bile gidemedim çünkü anne ve babam ayrı idi,hangisi ile nereye gidecektim ki?Ruh halim ,halleri iyimiydi ki ?
Şimdi annemde düğünüme gelmiyor 2,5 ay önce babamın yaptıı tavırların ,benim dediğim doğru,benim gördüğüm doğru havasını gösteriyor bana ...
O kadar çok kızdırdı ki beni,
neymiş efendim ailesi bize uygun değilmiş,anne babasının kültür seviyeleri bize göre daha azmış,en son olarakta o üniversiteyi bitirmemiş bu durumda lise mezunuymuş,ben ün.mezunuymuşum kabul edemezmiş...
Annemin söylediği şey evin tapusu için vekalet vermemmiş ya ben sanki para gözüm evlenecek olmama rağman ben kredi çektim,taksit ödüyorum,aidat ödüyorum ve ödemeye devam edeceğim...
Düğüne 20 gün kala konuşulanlara bakar mısınız?Ki annem en başından beri biliyordu 2 dersi olduğunu...Psikolojilerimiz çok kötü galiba...
Dün o kadar çok kızdırdı ki beni aldım bütün eşyalarımı çıktım evden,sonra geri döndüm,ağlayarak sinirlerim bozuldu acaip şekilde...
Ya ben çok şeymi istedim sadece mutlu olmak istiyorum ,önümde ki örneklerden paranın,ailelerin,eğitimin,aşkın çok önemli olmadığının sevgi ve saygının önemli olduğunu gördüm.Bunu buldum neden mutlu olmama bu kadar karşılar ki ?Ben mi düşünemiyorum kafayı yedirtecekler bana...
Bu dünyada ailem olarak 3 kişi var,babam,annem ve abim...En sevdiğim olarak Velim var
Artık ailemden kimim var?
Destek vermek yerine kendi dediği doğru diyen ve başkasını kabul etmeyen,kendini düşünen bir babam
Destek vermek yerine kendi dediği doğru diyen ve başkasını kabul etmeyen bir annem
tarafsız kalan bir abim var...
Ne kadar mutlu bir aile tablom var ya hala gülebiliyorum ya
bana helal olsun,sağlam karakterime helal olsun

23 Nisan 2009 Perşembe

17 gün kaldı amaaaaa....

Mutsuzum biraz birazda isteksiz...



Salı günü gelinliğimi teslim aldık,ayna görüntümde bir problem yok ama fotograflarda hiç iyi çıkmıyorum.Birebir aynısı dikilecek olan gelinliğimde 4 provaya rağmen gözden kaçan ve ufakta olsa canımı sıkan değişiklikler olmuş...Belkide giydiğim 40 beden gelinlik idi ben ise 36-38 bedenim bundan kaynaklı daralmanın verdiği göğüs bölgesinde küçülmedir bilmiyorum ki....
Sani o benim beğenerek giydiğim asil duran gelinlik modeli uçup gitmiş gibi...
Dün nerede ise ağlayacaktım çok sinirim bozuldu.
Yeni hazır bir gelinlik almayı bile düşünüyorum o derece yani....
Zaten bunları yaşayacağımı bilsem gördüğüm hazır olarak giydiğim 1 gelinliği alırdım.
Kızlar aklınızda bulunsun hazır olarak giydiğiniz gelinliği satın alın,yada çok güvendiğiniz bir modaevine diktirin,yeni dikilende sevmediğiniz taraflar olabiliyor.

Neyse şimdilik askıda bıraktım bakalım,

Evim yerleşti sayılır ;
mutfak tamam sayılır
22 tencerem vardı artık yok mutfaktaki sayıyı 9 a düşürdüm yedeklerde 7 tane,ne kadar gereksiz alışverişler yapılabiliyor ya...Anneme diyorum ki biliyorum da aldım nasılsa bir çoğu yanacak ve atılacaktır 1-2 senede :)Gülüşüyoruz...
Perdelerimi taktık çok hoş göründü gözüme;
Yatak odamın kış kosepti krem ve kiremit rengi
yaz konsepti mor-krem ve beyaz; fon perdeler ve yatak örtüsü bir iki obje ile çok değişebiliyor odanın havası,yatak odası perdelerimi annem dikti ellerine sağlık Canım Annem Benim...
Salonda biraz ağır bir hava oldu ama krem-kahvenin tonları ve objelerde yeşil ve biraz turuncu...
Ay ayyy benim bir evim oluyor ya inanamıyorum hala...
Hayırlısı ile şu düğünüde bir atlatsaydık.
Hafta içi hiçbir iş yapamıyorum dersem yeridir.
Birtek doktor - muayene işlerini yapabildim.
Malum evlilik öncesi sağlık bilgisi dersi ve doktor kontrolu :)
Güven Hastanesine gidecektim ama bu sefer Hasvak ı tercih ettim fena değil gibi,
evlilik sonrası Güven"e devam ama,orada daha rahatım...
OOO en önemli şey;
düğünde lens takacağım,gözlüklerimi çok sevmeme rağmen gözünde paravanlı bir gelin olmak istemedim bakalım onlarıda bugün alacağım,
Ne kadar zorlandık takmakta yaaaa...
Artık uyumak istiyorum,hafta içi her sabah aynı sendrom oluyor bu aralar,
saat 07:30 da çalıyor ben 07:45 de yataktan kalkıyorum "ya uyumak istiyorum işe gitmek istemiyorum" diye sonra salonda 5-10 dk kestirme saat 8.10 da evden çıkma 9 da işyerine varma...
Geçici bir süre için
Şöyle sabah çalışılmayan günde 3 saat çalışılan ,istediğin zamanlarda tabi...
Bi yer varmı bildiğiniz?

26 Mart 2009 Perşembe

Öylesine

Bu aralar günler geçmek bilmiyor.
Hafta başından hafta sonu gelse diye gün sayarken buluyorumkendimi.Bugünde perşembe h.sonuna son 1 gün.Hava yağmurlu gibi ,evime gitsem bir an önce,uzansam koltuğa,tatlı tatlı tv seyretsem,uyuyakalsam ama ertesi gün sabah olup işe gitmesem...Neyse...
Evlilik hazırlıları hafta içi biraz sekteye uğruyor:)
Bu arada dün yazılarıma bakerken gelinlik modelim daha önceden vermiş olduğum sitedeki modellerden biri değil artık:)
Alyansımızda da böyle olmuştu.Hep sade,tek renk,taşsız bir alyans isteyen ben;
çeşitlilik karşısında taşlı,2 renkli eh birazda oyuklu bir alyansa sahip oldum.aacaba kimin yüzünden???ben suçlu değilim :P
Gelinlik konusunda da aynı oldu,dantel,güpür olayını sevmem ben ,az sıkıntı basar beni ,bu nedenle organzeden oluşan bir gelinlik beğenmiştim ama alyans olayı gibi,çeşitlilik-işlemeler ve parlaklık karşısında çok alakasız hatta biraz kuyruğu bilem olan bir gelinliğim oldu :)yani olacak 10 nisanda...
Hafta sonu olsada yeni evime gitsek,ev düzenlesek...

25 Mart 2009 Çarşamba

....

Aslında yazacak o kadar çok şey var ki...
Ama anlatmaya dilim varöıyor ki...Blogları okudukça insanlar ne kadar güzel mutlu olaylarını yazıyor hep diye seviniyorum,ben bi anlatmaya başlasam...
Başlayamamki hep olumsuzluk var hep...
Aslında yoruldum,ruhum yoruldu...
Artık düzene girsin istiyorum ama olmuyor hep bi huzursuzluk var içlerimizde...
Günler birbirinin aynısıa evlilik hazırlıklarına son sürat devam...
Evimiz temizlendi,beyaz eşyalar ve yemek odası geldi,çeyiz adı altında onlarca kutu valiz eve götürüldü...Yerleşmek için bizi bekler.
Davetiyeler basıldı...
Gelinlik provasının 2.si yapıldı...
Ayakkabımı aldık...
Damatlık için beklemekteyiz 10 nisan gibi alacaz Velim zayıflayacak bakalım:P
Öyle işte.

Aslında çok şey anlatmak istiyorum,haykırmak,haksızlıkları yaşananları anlatmak istiyorum ama gücüm yok...
Aslında yoruldum,ruhum yoruldu...

26 Şubat 2009 Perşembe

Uzun Bir Aradan Sonra

Merhaba;
öncelikle yorumlarınızı görünce çok sevindim.Yazamama rağmen bloglarınızı hemen hergün okuyordum.İşin doğrusu iş ve evlilik telaşının içinde yaşamdan bir süreliğiliğine uzaklaşıyordum.
Hepinize teşekkürler.
Ben neler yaptım aslında o kadar çok şey oldu ki...
Nereden başlasam?
Babam panik atak hastası olduğu için evlilik tarihi,yerini belirlememeize rağmen adını koyma işini son 3 aya bırakmıştık.O nedenle ailelerin tanışması kaynaşması,tipik kız babaları durumları beni bayağı yordu.
Benim babam değişiktir hep örnek veririm;
sofrada tuz istersiniz babamdan
o Tuz gölüne gider,etüd yapar,fabrikayı kurar,tuzu üretir,
testini yapar,markete satar ,sonra oradan satın alır,eve getirir,
Tuzluğun temizliğine kirliliğine kadar bakar sonra bir zahmet tuzu sana uzatır.
Yani çok ayrıntıcıdır.
Benim aşkımında 100 kg olduğunu düşünürsek düşünün ne kadar yorulum :)
Neyse inşallah sonuna geldik.
Kısmetse düğünde değişiklik yok.
9 Mayıs 2009 da düğünümüz olacak.
Bu hafta sonu artık Aşkım ve benim adımız konmuş olacak "nişanlı"... :)
evde kendi aramızda yapacağız.
Fotolarımı hemen ekleyeceğim.Elbisem çok sade siyah gri bir elbise...
Saçlarımı dalga dalga yaptıracağım ve az bir makyaj...Bakalım :)
Evlilik ile ilgili neler oldu.
Gelinliğimi seçtim sayılır aslında gelinliğim modellerinden biri ama süpriz :)
Gelinliklere bakarken aradığım gibi bir model bulamadım hepsi bir birinin aynısı derken gördüm modeli çok hoşuma gitti,sade ama çok şık (ay pardon bana göre),aşkımda beğendi...
Biz herşeyimizi beğendik ama satın almadık.
Ev ile ilgili ev eşyalarım hazır.
Güral Porselenden komple set almıştım.Ama şikayetçiyim onlardan Ankamall mağazası ilgisiz ve saçma davranışlı...Neyse...
Misafir Yemek takımımı,bardak takımımı,çatal Kaşık setini biraz ağır seçtim çünkü genelde iş dolayısı ile oluşan bir çevremiz var...
Kahvaltı takımım ve bütün mutfak eşyalarım yeşil ve sarı tonlarında:)
Yatak yorgan vs.hepsi Taçdan...
Yumaşacık doğal kumaşları ve tek renkleri seçtim.
Ben çok huyluyumdur.Her çarşafta yatamam,kaşıntı basar beni,kaygan olmalı kumaş... Değişiğim işte...
Biliyorum aşkım benle evlenmekle başını derde sokuyor olsun ne yapalım :)
Davetiye konusuna yasss değinmiş bende hemen beğendiğim davetiyeler baktım.Sadelikten yana olduğum için çok zor olmuyorbir şeyleri seçmek ama ufacık ayrıntılara takılırım bende.
9X22 cm ebatlarında yaldızlı düz modeller beğendim mesela; kozadan gibi çok ilginç şeylerden var açılınca 3 boyutlu görüntü yaratanlar filan...İnsanın içi gidiyor valla mesela gibi...
Bakalım haftaya davetiye işimizi halledecez.
Mobilyalar konusu kalıyor bir tek
Koltuklar ve yatak odası genel hatları ile belli .
Koltuklar krem-kahve tonlarında,oturumu rahat ve yatak olabilen tipler.
Çok büyük ve gereksiz yer kaplayan modeller var,istediğini bulma zor olabiliyor bazen.
Yatak odası bol çekmeceli dolap içleri kullanım alanı açısından işlevli...
Her ikisinide bellona,doğtaş ve tepe mobilyadan bulduk.
Geriye bir tek yemek odası kalıyor ki o bir muamma...
Ya neden işlevli ürün üretmez ki bu kadar firma.
Her yer cam dolu sanki Ankara 2 güne bir toz olmuyor (abarttım galiba)
Ya istediğim sadece konsol ve deri kaplı sandalye ve gerektiğinde açılabilen bir masa...Ama yok yada biz bulamadık.
Konsolların kapakları camlı,yaa o kadar yemek takımı aldık,üst üste oyacaz mecbur da cam içerisinden dekoratif görünmez ki ...Of offf...
Bakalım belki yaptıracaz,sitelere daha gidemedik.
Resim eklemek isterdim ama uğraşamadım şimdilik:)

9 Ocak 2009 Cuma

Sıkıntıdan,düzenden...

Ben çok derli topu bir insanımdır.Birde simetri hastalığım vardır.
Herşey çok düzenli olmalıdır.Notebook bile masamda bir açı ile durur yoksa rahat edemem,ama seviyorum bu halimi ortalık ne kadar eşya dolu olursa olsun dağınık görünmüyor hiçbir şey :) yada kendimi avutuyorum :)
Birde bazı eşyaları satın almadan duramam...
Mesela kolye,küpe gibi...
Sonrada takamayacağımı anlar birilerine veririm hoppp yerine yenileri gelir hemencecik.Küpelerimde böyledir.
Sallantılı küpe takakamam ama vardır hep.İşte bu küpelerime bir türlü yer bulamıyordum.Süslü süslü de görünsünler istiyordum.Kutuya koydum olmadı,pano yaptım olmadı, makyaj çantasına iğneler ile tuttturdum olmadı.En sonunda buldum.Evet buldum.


Mutlaka görmüşsüzdür,mutfaklarda nescafe fincanları asılır,altına tabakları konur.
Görünce hemen şimşekler çaktı beynimde...İşte bu dedim.

Ben yuvarlak modelini tercih ettim.Dekoratif olur diye.Sevmezsem mutfağımda kullanırım die düşündüm. Nasıl ama olmamış mı?

Reklam kokan kartonlarınıda en kısa zamanda tek renk haline geçireceğim.Onlarlada ilgili planlarım var...
Biraz ara vereyimde onları yapayım...

8 Ocak 2009 Perşembe

Ufff Pufff

Sonunda yazabiliyorum.
Yeni yılın hepimize sağlık,huzur,aşk getirmesini diliyorum öncelikle...



Bende neler oldu bakim?
Düğün-nikah tarihimize karar verdik.Bir aksilik olmazsa 9 mayıs 2009 da artık evliler kervanına katılabileceğim. Şu aralar yer ayarlamaya çalışıyoruz.Çok zormuş... Kİ başvurumuzu yapabilelim artık.
Ankara da seçilebilecek fazla bir seçenek yok gibi.
Ya sade nikah,
Ya kokteyl,
Ya yemekli düğün,
Ya nikah arkasından arkadaşlarla eğlenceye gitme.
Herşeyi bir arada düşünmek ne kadar zor oluyor.Babam panik atak hastası o nedenle kapalı,yüksek alanları tercih edemiyoruz.Eryamandan Ankaraya bile gidemediği (o gün giderde benim hüsnü kuruntum ) içinde mesafe problemimiz var biraz...
Şimdiye dek Atakule,Türk Japon Vakfı,Kocatepe nikah ve kokteyl yerlerine baktık , hergün internetten baktıklarımızı,aradıklarımızı saymıyorum bile...
İçime sinen pek bir yer olmadı açıkçası.
Türk Japon Vakfı sadece nikah yapmak için çok güzel bir salon ama koktely alanı diye gösterilen kapı girişindei alanı beğenmedik.
Atakule nikah için belki evet ama koktely alanındaki koltuklar o kadar kirli ki yakıştıramadım hiççç...
Kocatepe -Türk Japon vakfı ile aynı özellik ve kategoride...
Gelecek davetli sayımız 120-150 arasında olacak muhtemelen,
koktely olarak,yemek olarak düşünsek kişi başı çok abartılı rakamlar veriliyor :(
Vişnelik ile konuştuk bugün kokteyl 120 kişi 7000TL civarında oluyor,
Ada restaurantta yemekli düğün 9000TL
Ya ben gelinlik ile nasıl yemek yerim ki...
Düğün salonları hiç bize göre bir tarz değil...
Offff Puffff
Acaba sadece nikah yapsak sonra eğlenmeye mi gitsek daha mı iyi?
Gelinliğim ile tanımadığım insanlarla eğlenmekte garip geliyor bana...
Kafamız çok karıştı.

Aslında hayalimiz
Saklıbahçede yada Eymir gölünde yada Göksu Parkta kır düğünü-nikahı yapmaktı.
İşte manzara olsun ki insanlar Ankaranın içinden çıkıp hava alsınlar,manzara görsünler,ferahlasınlar diye düşünmüştük.
Nikahımız kıyılsın,pastamızı yiyelim,arka planda çalan müzik ile biraz eğlenelim diye hayal etmiştik hep.
Ama bu hayale uygun bir yeri hala kafamızda tam oturtamadık.
Bakalım Ada Restaurantta rez. yaptırdık bu arada bakmaya devam tabi...
Ne zormuş bu işler yaaa...
Ağlamak istiyorum :)