26 Mart 2009 Perşembe

Öylesine

Bu aralar günler geçmek bilmiyor.
Hafta başından hafta sonu gelse diye gün sayarken buluyorumkendimi.Bugünde perşembe h.sonuna son 1 gün.Hava yağmurlu gibi ,evime gitsem bir an önce,uzansam koltuğa,tatlı tatlı tv seyretsem,uyuyakalsam ama ertesi gün sabah olup işe gitmesem...Neyse...
Evlilik hazırlıları hafta içi biraz sekteye uğruyor:)
Bu arada dün yazılarıma bakerken gelinlik modelim daha önceden vermiş olduğum sitedeki modellerden biri değil artık:)
Alyansımızda da böyle olmuştu.Hep sade,tek renk,taşsız bir alyans isteyen ben;
çeşitlilik karşısında taşlı,2 renkli eh birazda oyuklu bir alyansa sahip oldum.aacaba kimin yüzünden???ben suçlu değilim :P
Gelinlik konusunda da aynı oldu,dantel,güpür olayını sevmem ben ,az sıkıntı basar beni ,bu nedenle organzeden oluşan bir gelinlik beğenmiştim ama alyans olayı gibi,çeşitlilik-işlemeler ve parlaklık karşısında çok alakasız hatta biraz kuyruğu bilem olan bir gelinliğim oldu :)yani olacak 10 nisanda...
Hafta sonu olsada yeni evime gitsek,ev düzenlesek...

25 Mart 2009 Çarşamba

....

Aslında yazacak o kadar çok şey var ki...
Ama anlatmaya dilim varöıyor ki...Blogları okudukça insanlar ne kadar güzel mutlu olaylarını yazıyor hep diye seviniyorum,ben bi anlatmaya başlasam...
Başlayamamki hep olumsuzluk var hep...
Aslında yoruldum,ruhum yoruldu...
Artık düzene girsin istiyorum ama olmuyor hep bi huzursuzluk var içlerimizde...
Günler birbirinin aynısıa evlilik hazırlıklarına son sürat devam...
Evimiz temizlendi,beyaz eşyalar ve yemek odası geldi,çeyiz adı altında onlarca kutu valiz eve götürüldü...Yerleşmek için bizi bekler.
Davetiyeler basıldı...
Gelinlik provasının 2.si yapıldı...
Ayakkabımı aldık...
Damatlık için beklemekteyiz 10 nisan gibi alacaz Velim zayıflayacak bakalım:P
Öyle işte.

Aslında çok şey anlatmak istiyorum,haykırmak,haksızlıkları yaşananları anlatmak istiyorum ama gücüm yok...
Aslında yoruldum,ruhum yoruldu...

26 Şubat 2009 Perşembe

Uzun Bir Aradan Sonra

Merhaba;
öncelikle yorumlarınızı görünce çok sevindim.Yazamama rağmen bloglarınızı hemen hergün okuyordum.İşin doğrusu iş ve evlilik telaşının içinde yaşamdan bir süreliğiliğine uzaklaşıyordum.
Hepinize teşekkürler.
Ben neler yaptım aslında o kadar çok şey oldu ki...
Nereden başlasam?
Babam panik atak hastası olduğu için evlilik tarihi,yerini belirlememeize rağmen adını koyma işini son 3 aya bırakmıştık.O nedenle ailelerin tanışması kaynaşması,tipik kız babaları durumları beni bayağı yordu.
Benim babam değişiktir hep örnek veririm;
sofrada tuz istersiniz babamdan
o Tuz gölüne gider,etüd yapar,fabrikayı kurar,tuzu üretir,
testini yapar,markete satar ,sonra oradan satın alır,eve getirir,
Tuzluğun temizliğine kirliliğine kadar bakar sonra bir zahmet tuzu sana uzatır.
Yani çok ayrıntıcıdır.
Benim aşkımında 100 kg olduğunu düşünürsek düşünün ne kadar yorulum :)
Neyse inşallah sonuna geldik.
Kısmetse düğünde değişiklik yok.
9 Mayıs 2009 da düğünümüz olacak.
Bu hafta sonu artık Aşkım ve benim adımız konmuş olacak "nişanlı"... :)
evde kendi aramızda yapacağız.
Fotolarımı hemen ekleyeceğim.Elbisem çok sade siyah gri bir elbise...
Saçlarımı dalga dalga yaptıracağım ve az bir makyaj...Bakalım :)
Evlilik ile ilgili neler oldu.
Gelinliğimi seçtim sayılır aslında gelinliğim modellerinden biri ama süpriz :)
Gelinliklere bakarken aradığım gibi bir model bulamadım hepsi bir birinin aynısı derken gördüm modeli çok hoşuma gitti,sade ama çok şık (ay pardon bana göre),aşkımda beğendi...
Biz herşeyimizi beğendik ama satın almadık.
Ev ile ilgili ev eşyalarım hazır.
Güral Porselenden komple set almıştım.Ama şikayetçiyim onlardan Ankamall mağazası ilgisiz ve saçma davranışlı...Neyse...
Misafir Yemek takımımı,bardak takımımı,çatal Kaşık setini biraz ağır seçtim çünkü genelde iş dolayısı ile oluşan bir çevremiz var...
Kahvaltı takımım ve bütün mutfak eşyalarım yeşil ve sarı tonlarında:)
Yatak yorgan vs.hepsi Taçdan...
Yumaşacık doğal kumaşları ve tek renkleri seçtim.
Ben çok huyluyumdur.Her çarşafta yatamam,kaşıntı basar beni,kaygan olmalı kumaş... Değişiğim işte...
Biliyorum aşkım benle evlenmekle başını derde sokuyor olsun ne yapalım :)
Davetiye konusuna yasss değinmiş bende hemen beğendiğim davetiyeler baktım.Sadelikten yana olduğum için çok zor olmuyorbir şeyleri seçmek ama ufacık ayrıntılara takılırım bende.
9X22 cm ebatlarında yaldızlı düz modeller beğendim mesela; kozadan gibi çok ilginç şeylerden var açılınca 3 boyutlu görüntü yaratanlar filan...İnsanın içi gidiyor valla mesela gibi...
Bakalım haftaya davetiye işimizi halledecez.
Mobilyalar konusu kalıyor bir tek
Koltuklar ve yatak odası genel hatları ile belli .
Koltuklar krem-kahve tonlarında,oturumu rahat ve yatak olabilen tipler.
Çok büyük ve gereksiz yer kaplayan modeller var,istediğini bulma zor olabiliyor bazen.
Yatak odası bol çekmeceli dolap içleri kullanım alanı açısından işlevli...
Her ikisinide bellona,doğtaş ve tepe mobilyadan bulduk.
Geriye bir tek yemek odası kalıyor ki o bir muamma...
Ya neden işlevli ürün üretmez ki bu kadar firma.
Her yer cam dolu sanki Ankara 2 güne bir toz olmuyor (abarttım galiba)
Ya istediğim sadece konsol ve deri kaplı sandalye ve gerektiğinde açılabilen bir masa...Ama yok yada biz bulamadık.
Konsolların kapakları camlı,yaa o kadar yemek takımı aldık,üst üste oyacaz mecbur da cam içerisinden dekoratif görünmez ki ...Of offf...
Bakalım belki yaptıracaz,sitelere daha gidemedik.
Resim eklemek isterdim ama uğraşamadım şimdilik:)

9 Ocak 2009 Cuma

Sıkıntıdan,düzenden...

Ben çok derli topu bir insanımdır.Birde simetri hastalığım vardır.
Herşey çok düzenli olmalıdır.Notebook bile masamda bir açı ile durur yoksa rahat edemem,ama seviyorum bu halimi ortalık ne kadar eşya dolu olursa olsun dağınık görünmüyor hiçbir şey :) yada kendimi avutuyorum :)
Birde bazı eşyaları satın almadan duramam...
Mesela kolye,küpe gibi...
Sonrada takamayacağımı anlar birilerine veririm hoppp yerine yenileri gelir hemencecik.Küpelerimde böyledir.
Sallantılı küpe takakamam ama vardır hep.İşte bu küpelerime bir türlü yer bulamıyordum.Süslü süslü de görünsünler istiyordum.Kutuya koydum olmadı,pano yaptım olmadı, makyaj çantasına iğneler ile tuttturdum olmadı.En sonunda buldum.Evet buldum.


Mutlaka görmüşsüzdür,mutfaklarda nescafe fincanları asılır,altına tabakları konur.
Görünce hemen şimşekler çaktı beynimde...İşte bu dedim.

Ben yuvarlak modelini tercih ettim.Dekoratif olur diye.Sevmezsem mutfağımda kullanırım die düşündüm. Nasıl ama olmamış mı?

Reklam kokan kartonlarınıda en kısa zamanda tek renk haline geçireceğim.Onlarlada ilgili planlarım var...
Biraz ara vereyimde onları yapayım...

8 Ocak 2009 Perşembe

Ufff Pufff

Sonunda yazabiliyorum.
Yeni yılın hepimize sağlık,huzur,aşk getirmesini diliyorum öncelikle...



Bende neler oldu bakim?
Düğün-nikah tarihimize karar verdik.Bir aksilik olmazsa 9 mayıs 2009 da artık evliler kervanına katılabileceğim. Şu aralar yer ayarlamaya çalışıyoruz.Çok zormuş... Kİ başvurumuzu yapabilelim artık.
Ankara da seçilebilecek fazla bir seçenek yok gibi.
Ya sade nikah,
Ya kokteyl,
Ya yemekli düğün,
Ya nikah arkasından arkadaşlarla eğlenceye gitme.
Herşeyi bir arada düşünmek ne kadar zor oluyor.Babam panik atak hastası o nedenle kapalı,yüksek alanları tercih edemiyoruz.Eryamandan Ankaraya bile gidemediği (o gün giderde benim hüsnü kuruntum ) içinde mesafe problemimiz var biraz...
Şimdiye dek Atakule,Türk Japon Vakfı,Kocatepe nikah ve kokteyl yerlerine baktık , hergün internetten baktıklarımızı,aradıklarımızı saymıyorum bile...
İçime sinen pek bir yer olmadı açıkçası.
Türk Japon Vakfı sadece nikah yapmak için çok güzel bir salon ama koktely alanı diye gösterilen kapı girişindei alanı beğenmedik.
Atakule nikah için belki evet ama koktely alanındaki koltuklar o kadar kirli ki yakıştıramadım hiççç...
Kocatepe -Türk Japon vakfı ile aynı özellik ve kategoride...
Gelecek davetli sayımız 120-150 arasında olacak muhtemelen,
koktely olarak,yemek olarak düşünsek kişi başı çok abartılı rakamlar veriliyor :(
Vişnelik ile konuştuk bugün kokteyl 120 kişi 7000TL civarında oluyor,
Ada restaurantta yemekli düğün 9000TL
Ya ben gelinlik ile nasıl yemek yerim ki...
Düğün salonları hiç bize göre bir tarz değil...
Offff Puffff
Acaba sadece nikah yapsak sonra eğlenmeye mi gitsek daha mı iyi?
Gelinliğim ile tanımadığım insanlarla eğlenmekte garip geliyor bana...
Kafamız çok karıştı.

Aslında hayalimiz
Saklıbahçede yada Eymir gölünde yada Göksu Parkta kır düğünü-nikahı yapmaktı.
İşte manzara olsun ki insanlar Ankaranın içinden çıkıp hava alsınlar,manzara görsünler,ferahlasınlar diye düşünmüştük.
Nikahımız kıyılsın,pastamızı yiyelim,arka planda çalan müzik ile biraz eğlenelim diye hayal etmiştik hep.
Ama bu hayale uygun bir yeri hala kafamızda tam oturtamadık.
Bakalım Ada Restaurantta rez. yaptırdık bu arada bakmaya devam tabi...
Ne zormuş bu işler yaaa...
Ağlamak istiyorum :)

24 Aralık 2008 Çarşamba

Kar Yağıyor


Bugün kar yağıyor,Çok güzel yaaaa....
Burası Eryaman benim yolumunüzeri hemen durdum resim çektim.

Hava soğumuş ama olsun çok güzel kar...

Ofisimizin önündeki çam ağacı,kardan adam yapacaz ama malzememiz yok.Yarın hazırlıklı gelecem işe.Kömür,zeytin,havuç,atkı,şapka getircem


Buda muhasebecimiz bize kar atarken,Değmedi ki,gelmedi ki....

23 Aralık 2008 Salı

Hüzün Bulutları






İçim çok hüzünlü...

Bulutlu havaları çok severim,yayla havası derim,
hafiften bir serinlik sararda beni,
yüreğimde yağamayan fırtınalar koparda...giderim...

Hava yağmurlu ,
çocukluğumu özledim,memleketimi özledim...İskenderun"umu özledim.
İstesemde gidemiyorum,takılıp kalıyorum yollarında...

Şirin şehrim,denizim,ılık geçen kışlarım...




Bazen hırçın bazen çok sakin olan denizim,sesini duymayı özledim...



Sağnak yağan yağmurlarında ıslanmayı,çocukken sokaklarımızın kaldırım yüksekliğine kadar dolmasını, karşıdaki bakkala paçalarımızı sıyırarak gitmeyi özledim...


Faytonlarına binmeyi,yollarda tıkırdayan nal sesini özledim...


Sıcağını özledim,havanla hınzırca tenimizi esmeleştirmeni özledim...


Gece serinliğinde sahilinin kenarında yürümeyi,kayalara oturmayı,öylece dalıp gitmeyi özledim...


Seni resimlerde değil gerçekte görmeyi özledim İskenderun